Yaklaşık bir aylık bol anne yemekli tatilden sonra Riga'ya dönüş yaptım. Yolculuk oldukça zahmetli oldu. Dönüş biletini alırken hiç dikkat etmemişim. İdo'nun Bursa-İstanbul arası seferlerinde pazar günleri erken sefer yokmuş. Ben de mal gibi dönüşü pazar gününe alınca İstanbul'a otobüsle gitmek zorunda kaldım. Sabah 5 arabasına bindim. Yaklaşık 3.5 saat sonra Esenler'de oldum. İlk defa metroya bineceğimden önce bir sorup soruşturdum daha sonra ise metroya atladım. Tam olarak kaç dakika süreceği hakkında bilgi sahibi değildim. Acaba geç kalır mıyım korkusu yaşadım lakin gereken zamandan daha bile önce havalimanı'nda oldum.
İlk güvenlikte bagajı unutup gitmişim. Kontuara geldim teslim edecek bagaj yok. Koşarak döndüm geri. Neyse aldım bagajı teslim ettim. Yaklaşık 4 saat sonra Riga'da evde oldum. Evde bir sürü yeni insan. İlk dönemden kalan sadece 3 kişi var. İlk gün bir çoğunla tanıştım. Evde hiç Türk yok. İlk dönemin tam tersi ve daha güzeli. Şimdilik bu kadar. Biraz geç kalmış bir yazı oldu. Kusura bakmayın gari.
İkinci dönem başladı
6 Mart 2014 Perşembe
Gönderen
Unknown
zaman:
17:12
0
yorum
Bunu E-postayla Gönder
BlogThis!
X'te paylaş
Facebook'ta Paylaş
Dönem arası vatana dönüş
24 Ocak 2014 Cuma
Sınavların bitip son belge işlerin de hallettikten sonra yaklaşık 1 ay sürecek dönem arası tatili için 12 Ocak günü Türkiye'ye döndüm. Özlediğim şeylerin açlığını daha yeni giderdiğim için anca şimdi yazmaya fırsat buldum. Daha doğrusu yemekten anca zaman kaldı.
Atatürk Hava Limanın'dan çıkıp Bursa'ya geçmek için Yeni Kapı iskelesine geldiğimde ilk yemeğimi yedim. Bir baktım köşede seyyar pilavcı var. Dedim, abi bir tabak verir misin? - Tavuklu mu? Sade mi? - Tavuklu abi tavuklu. Oturdum orada nefes almadan yedim. 5 ay sonra ülkedeki ilk yemeğim bu oldu.
Evdekilere sürpriz yaptığım için biraz zorlu yollardan geçerek eve ulaştım.
Geldiğim günden beri yaklaşık bir haftadır sadece yemek yiyip geziyorum. Arkadaşla buluşup hasret giderdik. Artık hikayeleri anlatmaktan dilim şişti.
Henüz hacı ziyareti gezmelerine çıkmadım. Ama o da yakındır.
Atatürk Hava Limanın'dan çıkıp Bursa'ya geçmek için Yeni Kapı iskelesine geldiğimde ilk yemeğimi yedim. Bir baktım köşede seyyar pilavcı var. Dedim, abi bir tabak verir misin? - Tavuklu mu? Sade mi? - Tavuklu abi tavuklu. Oturdum orada nefes almadan yedim. 5 ay sonra ülkedeki ilk yemeğim bu oldu.
Evdekilere sürpriz yaptığım için biraz zorlu yollardan geçerek eve ulaştım.
Geldiğim günden beri yaklaşık bir haftadır sadece yemek yiyip geziyorum. Arkadaşla buluşup hasret giderdik. Artık hikayeleri anlatmaktan dilim şişti.
Henüz hacı ziyareti gezmelerine çıkmadım. Ama o da yakındır.
Gönderen
Unknown
zaman:
14:25
0
yorum
Bunu E-postayla Gönder
BlogThis!
X'te paylaş
Facebook'ta Paylaş
Norveç - Oslo Gezisi
16 Ocak 2014 Perşembe
Yakaladığım gün doğumu. Dünyanın tepesindeki ülkelerde gün doğumu ve batımı ayrı tatlı oluyor.
Fjord gezisinden bir kare. İnsanlar işte böyle yerlerde yaşıyor.
Başka bir kare daha
"Biz burayı arıyoruz." dedik. Çocuk aldı yeri tek seferde olamasa bile bizi kalacağımız yere kadar bıraktı. Bu da Türkiye'de alışık olmadığımız bir durum. Çocuk işini bırakıp bizi Hostel'in önüne kadar bıraktı.
Neyse check-in için içeri girdik. Patron yerinde yok. Yaklaşık 30 dk kadar gelmesini bekledik. O sırada almak bir çocukla tanıştık. O da gezmeye gelmiş bilmemne bir sürü şey anlattı. Her yeri dövmeydi elemanın. :)
Aradaki fark hemen anlaşılıyor. Burası kesinlikle Stockholm'den daha soğuk. Ama güneşin doğuşu daha bir güzel görünüyor.
Paraları İsveç parasından biraz daha değerli fazla bir fark yok, ve daha pahalı bir ülke.
Oslo Fjyordlarıyla ünlü bir yer. Arkadaşlarla beraber tura katılalım dedik. Kişi başı 30€. Eğer 10 kişi gelirseniz grup indirimi yapıyorlarmış. Biz de başkalarını bekleyelim dedik. Belki 10 kişi oluruz indirimli alırız diye. Lakin nafile. Kimse gelmedi. Ta ki biz bilet alana kadar. Tam biletleri aldık 5 dakika sonra insanlar gelmeye başladı. Şans işte...
Burası da Opera binası.
Geldik yine o hazin sona. Saat daha 15.00 olmasına rağmen hava kapamaya başladı. Hemen gezmeye devam edelim dedik ama yok olmayacak. Soğuktan öleceğiz. Önce gidip bir ısınmamız lazım. Hemen karşıda belediye binası vardı. Oraya gidip evsizler gibi sığındık. Siz de yazın bir kenara. O soğukta ısınmak için ideal. Üşüyorsanız dalın içeri hemen. :D
İşte burası o meşhur belediye binası. Üşüdüğünüzde direk buraya dalın.
Isınıp kendimize geldikten sonra Krallık Sarayına gittik. Saray Oslo'nun neredeyse tepesinde. Sarayın bahçesinden Oslo şehrini tepeden görüyorsunuz.Açıkcası Oslo'yu fazla gezemedik. Gezilecek daha bir dünya yeri vardı. Ama havanın erken kararması bir de uçak biletinin ertesi gün olması sadece 1.5 gün süre verdi bize gezmek için. Kesinlikle bir kere daha gelmek lazım.
Gönderen
Unknown
zaman:
22:50
0
yorum
Bunu E-postayla Gönder
BlogThis!
X'te paylaş
Facebook'ta Paylaş
Etiketler:
norveç gezi,
oslo,
oslo gezi
Stockholm Gezisi
24 Aralık 2013 Salı
Önceden rezervasyon yaptırdığımız Hostel'i aramaya başladık. Sırt çantalarımız oldukça ağır. Çantaları bırakıp öyle gezeriz dedik. Bir de gelmeden Riga Freeshop'dan 1lt J&B aldık. Malum hava soğuk. ısınmak lazım.
Kaldığımız hostelin ismi InterHostel. Eğer bir gün Stockholm'e yolunuz düşerse tavsiye ederim. Lakin 5€ nevresim takımı için para alıyorlar. İlk defa böyle bir şey gördüm. Bu yönüyle biraz kötü. Ama genel olarak iyi diye bilirim.
Kaldığımız hostelin bir sokak altında burayla karşılaştık. Galatasaraylıyım ama yine de çekiyim dedim :)
Hava erken karardığından dolayı saat daha erken olmasına rağmen bize sanki geçmiş gibi geldi. İlk olarak elde haritalarla yolumuzu bulmaya çalıştık. İsveç insanı acayip yardım sever. Soru sorduğumuz herkes güler yüzlü bir şekilde hiç sıkılmadan bize yolu tarif ettiler. Ve özellikle şunu da belirtmek istiyorum, yaş farketmeksizin insanları çok iyi ingilizce konuşuyor.Bir şekilde Stockholm OldTown'u bulduk. Baltık ülkeleri oldtownlar'ından daha değişik olduğu kesin. Oldukça eski ve görkemli bina mevcut. Old Town'un içinde Vikings Bar diye bir yer vardı. Çalışanların kıyafetleri, masalar, tas tabak her şey o döneme uygundu. Arkadaşımla beraber Viking aşığı olan biz bir de mekana aşık olup " niye Riga'da böyle bir yer yok :( " diye iç geçirip yola devam ettik.
Bahsettiğim Vikins Bar'ından çekebildiğim bir kare.
Sabah kahvaltılık bir şeyler almak için dışarı çıktığımda yerler buz tutmuş. Saat yaklaşık 08.00
Bir tane kilise bulduk. Kapıyı zorladık açık. İçeride bir kadın vardı. Çocuklarla beraber piyano çalıyormuş. Ders temin bitmiş. Yarın için hazırlık yapıyormuş.
Ada'da rastladığımız kiliseden bir kare.
Gemiler için benzin istasyonu. İlk defa böyle bir şey gördüm.
Tekne gezisinde böyle bir çok eve rastlıyorsunuz. Ufak ufak adalar maksimum bir düzine ev var bazılarında sadece 2-3 tane ev var. Tam hayalimdeki gibi.
Ada'daki yılbaşı ağacı
Gönderen
Unknown
zaman:
17:02
0
yorum
Bunu E-postayla Gönder
BlogThis!
X'te paylaş
Facebook'ta Paylaş
Fotoğraflarla
22 Kasım 2013 Cuma
Bugün sabahtan oldtown'a gidip fotoğraf çektim. Lakin hava hep kapalı olduğundan performans maksimum bu seviyede kaldı.
Bu kipsala köprüsü dediğimiz yer. Karı taraf kipsala.
Burası ise köprünün aşağısındaki yürüme yolu.
Özgürlük anıtının hemen sol tarafındaki parktan tatlı amca ve teyzemiz
Yılbaşı ağacının doğduğu yerde yılbaşı için kocaman ağaç şimdiden yerini almış.
Bu kipsala köprüsü dediğimiz yer. Karı taraf kipsala.
Burası ise köprünün aşağısındaki yürüme yolu.
Gönderen
Unknown
zaman:
20:44
0
yorum
Bunu E-postayla Gönder
BlogThis!
X'te paylaş
Facebook'ta Paylaş
Etiketler:
riga old town
Latvian Indepence Day
21 Kasım 2013 Perşembe
18 Kasım Letonya'nın bağımsızlık günü olarak kutlanıyormuş. Haftalardır süre gelen bir kutlama serüveni zaten vardı. Ama 18 Kasım kutlamaların doruk noktası olan gün oldu. Gün boyunca sabahtan itibaren Riga sokaklarında askeri törenler, geçitler vb şeyler oldu. Sabah merkezde fazla zaman geçiremesem de akşam kutlamalara arkadaşlarla katıldık. Ben Riga'yı bu kadar kalabalık hatırlamıyorum. Her yer insan doluydu. Gece sonunda havai fişek gösterisiyle son buldu. Sonra içmeye.
Gönderen
Unknown
zaman:
16:33
0
yorum
Bunu E-postayla Gönder
BlogThis!
X'te paylaş
Facebook'ta Paylaş
Etiketler:
Latvian Indepence Day
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

