İlk Gün

4 Eylül 2013 Çarşamba

Riga'ya gitmek için sabah 07.30 Feribotuyla İstanbul'a gittik. Abim, kuzenim ve ben üç kişi. Önceki gece sabaha kadar hiç uyumadım. Yatakta dön dön sabah ettim. Ee tabi ayrılık kısmı da zor oldu. Neyse bindik hızlı feribota. Saat 09.00'da Yenikapı ferbiot iskelesinde olduk. Oradan taksiyle Atatürk Havalimanına geçtik. Öncenden Online Check-in yaptığımdan sadece bagajları teslim etmek için sıraya girdik. Allahtan önceden yapmışım. Çünkü Check-in kuyruğu beklenir gibi değildi.

Bagajları verdik. Toplam 38 kilo geldi. 8 kilo fazlalık var. Bu 8 kilonun parasının ödenmedi lazım. Noterlerden sonra gördüğüm en büyük soygunlardan biri. Fazlalık 8 kilo için 115 lira para ödedik. Pasaport kontrolü için sıraya girdim daha sonra. Allahtan o hızlı ilerledi. Pasaport kontrolünde de sorun çıkmadı. Ve uçağa atladık. Tam 14.20'de Riga'ya indim. Havalanı'nda bir baktım her yer Türk. Tabi orada hissedilen yalnızlıkla hemen tanışma faslına geçtim.


Riga'da yurttan biri bizi karşılamaya gelecekti. Kontrollerden geçince elinde ismim yazılı olan birini gördüm. Benle birlikte toplam 4 kişiyi bekliyordu. Neyse eşyaları arabaya yükledik ve sadece ben binerek yurda gittim. Yurt dediğime bakmayın ev aslında. Üç katlı villada toplam 16 kişi kalıyoruz. Tam bir aile ortamı aslında. Eve gidip yerleşme faslı çok zor oldu gerçekten. O yorgunluğun üzerinde eşyalarla uğraşmak tam bir eziyet oldu. Oda arkadaşlarım iki litvanyalı çocuktu. İkisiyle de tanıştım. İyi çocuklar. Ertesi gün bir tane Fransız geldi odaya. Çocuk donla yatıyor arkadaş. Ben polarla yatıyorum donuyorum. Çocuk donla yatıyor..
Odam 4 kişikti. Ti diyorum çünkü odamı 2 gün sonra değiştirdim. Bir üst kata 2 kişilik odaya geçtim.
Evde gittiğimde Türkler vardı. İlk onlarla tanıştım zaten. Sonra Polonyalı, Çek cumhuriyetli, Litvanyalı, Fransız her milletten öğrenci olduğunu gördüm. Her biri değişik herif. Adamlar harbi pis arkadaş. Ve çok rahatlar. Akşama kadar boş boş oturduktan ve etrafı çözmeye çalışmakla geçirdikten sonra akşam alışveriş için 5 dk yürüme mesafesindeki markete gittim. Bizim BİM gibi baya ucuz. Ayriyetten içki fiyatlarını görünce fena şok oldum. Su fiyatları 0.60 Lat, Biralar 0.45-0.60 civarı. Cidden sudan ucuz dedikleri bu olsa gerek. Diğer herşey de çok ucuz. Bir tek içki değil. Koca torba doldurdum, kasada bozuklu para verince şok oldum. 2bira, cips, ekmek bir kaç yiyecek için sadece 2.5 lat verdim. Cidden inanılır gibi değil.
İçki fiyatları aşağıdaki gibidir;

 Sonuç olarak ilk gün başka ülkeye gitmenin verdiği heyecan ve tedirginlik ile birlikte eve yerleşme, yeni insanlarla tanışma ve ucuz biranın tadına bakılarak geride kaldı. Şuan 1 haftayı geride bıraktım. İlk Gün yazısını bu kadar geç yazıyorum. Çünkü geldiğimden beri ilk kez normal kafa ile uyuyacağım. Her gece, her gece bir yerlerde sızınca insan yazı yazamıyor tabi. Malum içki çok ucuz.

2 yorum:

Esra Dalkılıç dedi ki...

seneye ben de rigaya gitmeyi düşünüyorum. ama malesef internette pek fazla bilgi bulamadım. yorumlar da çok değişkenlik gösteriyor. riga da yaşam nasıl? iyi ve kötü yönleri neler

Alican EKREN dedi ki...

Riga'da yaşam bazı yönleriyle pahalı bazı yönleriyle ucuz. Gece hayatı oldukça iyi. Sabahları hava çok sğuk oluyor. Yeni yazıda ayrıntılarıyla bahsedicem. :)

Yorum Gönder